"Ayrılığın şikayetinin yakıcı demlerinin adamlarıyız biz, Sabah rüzgarı ateş kesilir,gülistanımızdan geçse" Devlet yönetimini kızı Esmihan Sultan'a, ve O'nun kocası ,Sokollu Mehmet Paşaya bırakan, ve Hükümdarlığı süresince, hiç...
Valide Sultan, Tek hakimi olduğunu zannettiği,Harem'e, Bulunduğu mermer sütunlu balkondan, Kibir ile baktı. Aşağı salonda, onlarca,alımlı Cariye, Salınarak dolaşırken, " O ", O ,gece, Aslanı'nın koynuna, Kimin gireceğine karar verecekti. Hürrem, Hışımla ,ve kadife kaftanını savurarak...
Sevgili Celal.. Pandoranın kutusu 1700 yıldan beri kapalı tutuluyor.. kimse açmaya cesaret edemiyor.. Sevgili Celal .. son 250 yıldır Bildiğin gibi tarihi yazanlar Avrupalılar.. avrupalılar.. eger "Bizans İmparatoru İstanbulda.. Fatihin...
MS.600'rin lerde başında, İlk kez olarak binlerce yıldır sessiz kalan Arab çöllerinde (Dini/islamiyet/ kaynaklı), birikmiş bir güç boşalması.. bir "nova" meydana geldi. Bu patlamanın güçlü...
HAYDARPAŞA GARI* Vecdi Seviğ Haydarpaşa Garı’na ilk kez ne zaman gittiğimi anımsamıyorum. Anımsamam da mümkün değil. 1950 doğumluyum, ya o yıl, ya da 1951’de annemin kucağında...
sevgili dostlar babam bize nasihat verirken laflarına "Her şeyin bir sebebi vardır.. sebebi bilmek lazım.. " diye başlardı.. Sevgili Uluç Gürkan Hoca'nın Ermeni meselesi için...
Sevgili Dostlar.. Unuttuğumuz bir şey var.. Ben hatırlatayım dedim.. 3 hafta önce.. yani 23 Aralık/2011 tarihinde.. Sarıkamış felaketinin..97 yılını geride bıraktık.. Sarıkamış... Dünya savaş tarihinde......
Kaptan, Oscar Lorentzo, Gemisini "Marmara" ya soktu.. Hava sakin, Bahar kokusu Deniz'in üzerine sinmişti.. Kapalı denizlerden, Açık denizlere çıkmanın,bir kapısı gibi olan, "Marmara" yı seviyordu. Akşam güneşi, Kaptan köşkünün camlarında yansıdığında, dışarı çıktı. Deniz'in üzerindeki,kızıl, alev...
Albay Zafiros, Geniş kemerinde, Deri kılıfında duran tabancasını yokladı. Gri Üniformasını düzeltti. Boyanmış,parlatılmış körüklü çizmelerine bir kez daha baktı. İşgal kuvvetleri ,Tümen komutanı olmasının gururu ile, Göğsünü kabarttı, ve esas duruşta bekleyen...
Demir uskurlu, Buharlı ve yelkenli donanımlı, 275 gros ton'luk, 48 metre uzunluğundaki,gemi. 3 derecelik bir meyil ile uzanan, "Kızağın" üzerinde, Bağlı olduğu halatlardan kurtulup, Bir an önce, denize ulaşmak istercesine, Sabırsız bir bekleyiş...
Çar, II.nci Nikolay, Tüfeğini doğrulttu. Dikkatlice nışan aldı, ve tetiğe bastı.. Soğuktan tüylerini kabartmış, Açlığını bastırmak için av peşinde koşan,Zavallı kedi, Kendisi ,av olmuş, Nikolay'ın,acımasız kurşunlarına hedef olmuştu.. " 1250 oldu efendim "...
Açık,Masmavi,gökyüzünün altında,Okyanusun,derin lacivert sularında,Bembeyaz yolcu gemisi.Rüzgarda savrulan bir gelin duvağı gibi,arkasında köpükten bir iz bırakarak,Sonsuzluğun ortasında ,Gün batımına doğru,Gümüşten ışıltılar ile,ilerlemekteydi.. Kıç güvertede,Yüzme havuzunun kenarındaki,...
Altın sarısı başaklar,Güneşin kızgın ışıkları altında,Uçsuz bucaksız bozkır'ın hafif rüzgarında,Sanki bir vals müziği eşliğinde,birbirine sıkıca sarılmış sevdalı çiftler gibi,dalgalanıyordu. On,oniki yaşlarında filan olmalıydı..Tarlanın ortasındaki,Yüksekçe...
Meneviş mavisi,Kabartma,sevimli bir Yunus balığı'nın süslediği,Kırmızı kuşaklı,Büyük, beyaz bacanın kenarından yükselen, ince, siyah borunun,gökyüzüne püskürttüğü buharlar ile beraber,Tarih öncesi canavarlarının dev solukları gibi.Genizden gelen...
Geminin yemek salonu,Altın yaldızlar ile süslü sütunlar,Parlatılmış, pirinç tutmalıklar.Bembeyaz örtülü, masalar,Üzerlerinde, porselen takımlar.Kristal bardaklar,Gümüş çatal kaşıklar,Ve,"Bohemya" avizeler ile,Soylu,Fransa Kırallarının saraylarını andırıyordu.. Özenle dikilmiş,Özel giysileri...
Hey gidi günler hey,Diye geçirdi içinden.Televizyonun,radyonun olmadığı,Olsa da henüz evlere girmediği,Bilgisayar ve mobil telefonun icat bile edilmediği,o yıllarda.Anasının dere kenarında,"Tokaç" ile kirini akıttığı çamaşırları,Kül ile...
Menekşenin, O'nun hayatında,ayrı bir yeri vardı.. Daha ilkokulda iken, Okul bahçesinde,kızlı erkekli iki gurup,karşı karşıya geçer, Ortaya bir çizgi çizilir, Ve beyaz mendillerini, karşılıklı sallayarak, atışmalar başlardı " Menekşe, Mendilim...
Devam.. Uzaktan.gökyüzüne doğru püsküren, gri dumanlar gözüktüğünde. Köşeli, kabartma taşlarla inşa edilmiş, Ahşap kanapelerin olduğu, bir bekleme salonu. Ortadaki, dökme demirden,kocaman bir odun sobasının arkasında,bilet satılan bir gişe. Ve...
Cebeci caddesine bakan, Küçük kapıdan, Sütunlu salona ilk girdiğinde ,içi titredi. Geniş ve ,ilerideki, sınıf kapılarına kadar uzanan salonda, Kızlı erkekli, güler yüzlü guruplar, Telaşlı kalabalıklar, Sakallı,bıyıklı delikanlılar, Parkalı omuzlar, Postallı ayaklar, Koridorun her...
1967 de, İlk kıpırtılar başladı. O yıllara kadar ,1960 ihtilalinden öncesi hariç, sokaklara sadece Kıbrıs Mitingleri ile inen Üniversite gençliği, artık kendisi için de birşeyler istiyordu. 1965 te ABD ile...
O yıl'a kadar, Türkiyedeki Üniversitelerde, Yine de belli bir özerklik vardı. Öğrenci Dernekleri serbest seçimlerle seçiliyor. Belli bir yere kadar yönetim ile ortak faaliyetler yürütüyor. Hatta," şebeke ","kayıt" "teksir-kitap" vs...
Aslında çocuk, Kendi halinde birisi idi.. "Cinli böğüt"te çimmiş, Kızlar ile " seksek ", Erkekler ile "gülle " oynamış. "Fayton" arkasına asılıp,arabacının kırbacını yemiş, "Açamaz,açamaz,açsa bile ıslatamaz" diyerek, şoforunu kızdırdığı Arazöz'ün...
Evet,kartlar açılmıştı. Ajan Provakatörler,her yerde idi. Şiddet,şiddeti doğurmuş, 16 şubat 1969 da, İstanbulda, ABD, 6.ncı filosu protesto edilirken, Beyazıt meydanında iki genç,bıçaklanarak öldürülmüştü. Ekim 69 da, genel seçimlerde, Adalet Partisi 256 milletvekili...
Anılar Vapuru ; Mekan kardeşimizin, ''Sevgili Tuncer Saner Gürdil'in güçlü kalemiyle.. Sevgi saygı baglılık, dostluk, idealizm, arkadaşlık degerleri temelinde..bir süreç dahilinde yazdığı, Okulumuzun belirli bir dönemini...
Yer... Siyasal Bilgiler Fakültesi Ögrenci Dernegi Odası.. Tarih... Birinci Yurt Baskınından bir gün önce.. Saat..12'ye 5 kala.. Erikson telefon zırlıyor.. sohbet halindeki sarkık...
Ben de bir anımı naklediyorum... 12 Mart 1971 Caddeler bomboş, sabahın erken saatlerinde Tandoğan Meydanına doğru tırısa kalkmış atlarda Süvari askerler görüyoruz caddelerde, yurdun penceresinden... Tankların palet seslerini duyuyoruz...Pencereler...
saat 15.00 de başlayan söyleşi (12.3.2011) 5 saat sürdü.. salon genç- yaşlı mülkiyelilerle Tıklım tıklım.. Mümtaz Soysal Hocam .. Sanki derse girer gibi salona...